Genel

Metin Efe ile Nil’in Hikayesi (20)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Gözlerim kapalı, ellerim bileklerimden iki yana ayrılarak bağlanmış vaziyette sırtüstü yatıyor, başıma gelecekleri bekliyordum. Merak, heyecan, şehvet, biraz korku… İçimde tüm bu duyguları birbirine karıştıran müthiş bir kasırga kopuyordu sanki…

Sırtüstü ve hareketsiz yatakta yattığım halde bu heyecan fırtınası nedeniyle sanki sabah sporundan gelmişim gibi çıplak göğsüm körük gibi inip kalkıyor, zor nefes alıyordum. Dilim damağım kurumuştu adeta…

“Hadi…” dedim etrafımdaki insanlara… Şehvetin beklentisiyle boğuklaşan sesim odada yankılandı. “Hadi, ne yapacaksanız yapın bana… Neyi bekliyorsunuz?”

Kulağımın dibinden bir ses,

“Seni izliyoruz aşkım…” dedi. Efe idi bu sesin sahibi, kocam… “Çok güzelsin. Güzel, seksi, sikilmeye hazır bir piliç gibisin şu anda… Öyle değil mi beyler? Nasıl da bekliyor bizi karıcım… Memelerinin uçlarına bakın, nasıl da istekten, şehvetten kabarmış…”

Bunu söylerken birden göğüs ucumda sıcak bir ten teması hissettim, vücudumdaki bütün tüylerim diken diken, ürperdim. Kocam yabancı erkeklere ballandırarak anlattığı karıcığının meme uçlarını okşadı parmaklarıyla… Parmaklarının ucunda sıkıp bırakınca zevkle inledim.

“Evet…” diye bir boğuk, yabancı bir ses duydum az ileriden… “Efe… Senin karın bir harika dostum…”

Kulaklarım dikildi sesi duyunca… Tanıdık geliyordu bu ses bana… Uzaklardan… Sanki tanıdığım, bildiğim bir erkeğin sesiydi bu… Aklımda bu yaşıma kadar tanıdığım erkekler resmi geçit yapıyor ama kim olduğunu çıkaramıyordum.

Altımdaki yatak sarsıldı. Etrafımdaki erkekler yatağın üzerinde hareket ediyorlardı.

“Biraz daha memeleriyle oyna Efe… Orospu karının amcığından zevk suları gelmeye başladı bile…”

Bu erkek sesi de ön tarafımdan gelmişti. Ve bu ses de tanıdık geldi o anda… Sonra apış aramda sıcak mı sıcak bir temas hissettim. Sıcak ve ıslak… İrkildim. Refleksle bacaklarımı kapamaya çalıştım önce, sonra iki el bacak içlerimden tutup ayırmaya başlayınca direnmedim.

Gevşeyip bacaklarımı araladım, bacak aramdakinin iyice yerleşmesine izin verdim. Kasıklarımda iki el dolaşırken sıcak bir çift dudak kadınlığıma kapandı. Diliyle içeriden klitorisimi okşadığı anda iki yanımdan iki dudak da memelerimin uçlarını kaptı.

“Ohhhh…” diye bir inilti kopuverdi ağzımdan… Öyle korkunç bir zevk alıyordum ki… Dayanılmaz… Bütün kaslarım şehvetle kasıldı, yatağın içinde olduğum yerde kıvrandım.

“Ne yapıyorsunuz bana? Dayanamıyorum. Ohhh… Çok güzel… Harikaa…” diye istemsizce sözcükler çıkıyordu ağzımdan…

Ve bunları bağırarak söylemeye başlamıştım ki, dudaklarım bir çift dudak tarafından örtüldü. Zevk çığlıklarımı ağzımın içinde boğan dudaklar da ayrı bir zevk kaynağıydı bana… Nefes almakta zorlanıyordum. Burun deliklerim açılıp kapanıyor, soluklanmaya çalışıyordum. O arada değişik bir parfüm kokusu doldu ciğerlerime… Dudaklarımı emip parçalayan dudaklardan değişik bir ruj tadı…

Of allahım… Birden fazla erkek her yanımda dilleriyle, dudaklarıyla dolaşırken, dudaklarım da bir kadın tarafından emiliyordu. Bir an duraksadım ama çabuk adapte oldum olaya… Ben de ona katılıp onun dudaklarını somurmaya, dilimi ağzının içine sokmaya çalıştım. Hırsla öpüşüyorduk iki kadın…

Daha düne kadar cinsel yaşamım kocamın pipisine mahkum bir kadınken, bu gece bir otel odasında tanımadığım yabancıların arasında şehvetten kıvranır, zevkten ölmek üzere bir vaziyette, grup seks yapmanın nasıl bir şey olduğunu birinci elden, başrolde oynayarak öğreniyordum.

Bu arada bacaklarım havaya kaldırıldı. Memelerim iki yandan emilip mıncıklanmaya, hırpalanmaya devam ederken bir anda adeta ikiye büküldüm. Kadınlığımı yalayan dil boydan boya gidip gelmeye, bir badana fırçası gibi bacak arama sürtmeye, klitorisimden başlayarak anüsümün çevresini, büzüğümü, iç kenarlarını ıslak ıslak yalamaya başladı.

Klitorisimi şiddetle somurarak yaladıktan sonra aşağıya inmeye başlıyor, kadınlığımın dudaklarını şapırdatarak yalayıp dilini içime soktuktan sonra alt tarafa iniyor, göt deliğimin çevresinde dolaşıp dilini bastırarak arkama sokuyordu. Yorulunca aynı yolculuk ters tarafa doğru tekrar başlıyordu.

Bu arada apış aram yalanırken bir yandan da bacaklarım havada, iki yanımdakiler kah bacaklarımı yalıyor, kah memelerimi avuçlayıp uçlarını emiyordu.

Benimle öpüşen kadın dudaklarımla yeterince ilgilendiğine karar verip çekilmiş, beni ıslak ve hırpalanmış vaziyette bırakmıştı. Ben inlemeye devam ederken başımın iki yanında bir hareket hissettim. Dudaklarımda yine bir temas… Saçlarım hırsla çekildi, başım yukarıya kaldırıldı. Canım yanmıştı,

“Ayyy….” diye bağırdım. Daha o tek hecelik çığlığım sona ermeden burnum ve dudaklarım bir kadının apış arasına gömüldü, sesim kesildi.

“Yala…” diye emretti yukarıdan kadın… “Yala orospu… Azgın fahişe… Amcığımı yala… Kendin nasıl yalanmak istiyorsan, öyle yala beni… Hadi…”

Emrini yerine getirdim ben de… Dilimi uzattım. Saçlarımdan tutup başımı kendine çeken iki elin desteğiyle olabildiğince zevk vermeye çalışarak yaladım.

Bu arada bacaklarımın arasında yine bir hareketlenme vardı. İki yanımdan bacaklarımı tutup kaldıran eller serbest bıraktı, ayaklarımı yatağa bastırıp dinlenmek istedim ama ne mümkün… Kadınlığımı yalaya yalaya bitiren herif bu kez dizlerimi tutmuş ikiye ayırıyordu beni… Kalçalarımdan kavrayıp kaldırdı. Şimdi dilinin yerine penisinin sertliği geziniyordu kasıklarımda…

İstekle kendimi yukarı ittim olabildiğince… Boydan boya, ıslak kadınlığımda başını gezdirdiğini hissediyordum. Klitorisimi okşuyor, başıyla iç dudakları zorluyor, alta inip büzüğümde dolaşıyordu. Dayanamıyordum artık, tepemde yalamakta olduğum kadının amından dilimi çekip yalvardım,

“Sok şunu…” diye inledim. Sok artık… İşkence etme bana…”

“Bekle biraz canım…” dedi erkek… “Şeftalin iyice sulansın. Kocanın sikini yemekten benimkini unutmuştur bu güzel amın… Daralmıştır. Benim malafat zor girer içine…”

Şimdi tanımıştım sesin sahibini…

“Ahmet?” diyebildim. “Sen misin? İnanmıyorum…”

Gözümdeki bağı birisi çözdü. Gözlerimi kırpıştırarak ışığa alışmasını beklerken tepemde dikilen kadının tertemiz organını gördüm ilk… Benim tarafımdan yalanmaktan mı, içinden akan sulardan mı bilmem, pespembe ve pırıl pırıldı gözümün önünde… Kadın istemeye istemeye kalktı üstümden…

Bacaklarımın arasında çırılçıplak dikilen Ahmet’i gördüm sonra, ve taş kesilmiş erkekliğini… Bir yanımda kocam vardı, heyecanla bir bana, tepkilerime bakıyordu, bir bacak aramdaki Ahmet’in sikine… Başımı diğer yanıma çevirdiğimde Hasan’ı gördüm. Kadın onun kucağına yerleşivermişti benim üstümden kalkıp…

Hasan kollarıyla sımsıkı sarılmıştı kadına, memelerini okşayıp dururken kadın da onun sert sikini avuçlamış sıkıyordu… Esmer, buğday tenli, simsiyah kıvırcık saçlarıyla, kara gözleriyle, yuvarlacık hatları, dolgun ve sımsıkı vücuduyla güzel bir kadındı. Bu arada elbette herkes çırılçıplaktı.

“Hasan… Sen de mi? Nasıl olur?” Kafam karışmış, olayı çözmeye çalışıyordum şaşkınlıkla… Kocam neşeyle,

“Doğum günün kutlu olsun aşkım…!” diye haykırdı. “Hediyeni beğendin mi? Daha doğrusu hediyelerini… Hadi doğum günü kızı, beğendiğini söyle bize… ” Diğerlerinden de,

“Nice yıllara..” Doğum günün kutlu olsun” dilekleri odada yankılandı. Ahmet bacaklarımın arasından uzanıp dudaklarımı ateşli bir şekilde öptü, bir kaç dakika boyunca kutladı ilk önce… Sonra o bırakınca diğerleri geldi. Kocam… Hasan… En son kadın eğildi üstüme,

“Ben de kutluyorum canım…” dedi dudaklarıma uzanırken… “Ben Ferda bu arada, Hasan’ın eşiyim.”

O da yumuldu bana, ateşli bir fransız öpücüğüyle dudaklarımı somurup dilini içeri sokmaya çalışırken, ince uzun parmaklarıyla göğsümü tutup mıncıklıyordu. Sonunda bırakıp çekildiğinde soluk soluğaydık ikimiz de…

Ben olayın şaşkınlığını atlatamadan Ahmet bacaklarımın arasındaki yerini sağlamlaştırmış, o tadını ve sertliğini çok iyi bildiğim penisinin başını kapıma dayamıştı bile… Zorlayarak içime girmeye çalışıyordu.

Sonunda dibine kadar soktu sikini… Gözlerim zevkten kısılmış vaziyette onun devinimlerini izliyordum sırtüstü yattığım yerde… Diğer üçü de benim gibi dikkat kesilmiş, doğuma katılmış aile üyeleri gibi etrafımda toplanmış, koca aletin içime girişini izliyorlardı.

“Ohhhh…” diye bir soluk koyverdim Ahmet sikini köklediğinde… “Başı rahmime değdi herhalde, yumruk gibi içimde hissediyorum. Unutmuşum bu hissi nerdeyse…” Ferda başucumda gülümsedi, tekrar eğilip dudaklarımı öptü,

“Çok güzel değil mi Nil? Bacakların ayrılıyor sanki… İçinde bir dolgunluk… Bayılıyorum ben de… Çok zevk veriyor değil mi sevgilim?”

“Of, evet… Evettt… Çok zevk alıyorum şu anda… Hadi Ahmet… Gerçekten sikinin tadını unutmuşum. Sik beni hadi…”

Ahmet bacaklarımın arasında yavaş yavaş inip kalkmaya başladı. Amımı yara yara, sakin sakin, santim santim sokup çıkarıyordu aletini… Adeta damarlarını vajinamın duvarlarında hissedebiliyordum. Sonuna kadar çıkarıyor, iri başıyla zorlaya zorlaya tekrar giriyor, dibime kadar dayıyordu.

Ahmet sikerken Hasan da hareketlendi. Sikini tutup dudaklarıma dayadı. Ağzımı kocaman açıp başını sokmasına izin verdim. Boylu boyunca muhteşem aletini sokup çıkarıyordu o da… Kocamla Ferda memelerimle uğraşıyorlardı.

Zevkten inim inim inliyordum. Ağzımdaki koca yarak, doyasıya feryat etmeme engel oluyordu. Defalarca orgazm oldum. Titriyor, dakikalarca kasılıyor, boşalıyordum. O kasılmalar boyunca kalçalarım yatağı dövüyor, Ahmet’in koca aleti içimde, sağıp sağıp bırakıyordum.

Bu arada Hasan erkekliğini ağzımdan çekmişti. Yanıma uzanmış, karısını üstüne çıkarmış sevişiyorlardı. Kocasının geniş erkek göğsüne ellerini dayamış, sikinin üstünde yaylanan Ferda, huşu içinde gözlerini kısmış, zevkle oturup kalkıyor, inliyordu. Arada bir öne eğilen kadın dolgun memelerini kocasına yalatıyor, bazen de yana uzanıp benim memelerimi yalamaya çalışıyordu.

Ben her bir cinsel noktamdan zevk alıp boşalırken durup bekleyen Ahmet, kasılmalarım bitince tekrar, acımadan devam ediyordu sikmeye… Sonunda o da boşaldı. Böğürerek spermlerini içime akıttı. Son bir kasılmadan sonra çıktı içimden… Kocam parlayan gözlerle baktı bana,

“Aşkım… Spermler içerden süzülüp geliyor. Yalamamı ister misin? Temizleyeyim mi amını?” diye izin isteyince şuh, ama yorgun bir kahkaha koyverdim. İnanılmaz bir adamdı kocam…

“Yala aşkım… Yala pezevenk kocam… Karını siken adamın döllerini yala… Amcığımı temizle… İzin veriyorum sana…”

İştahla apış arama eğilen kocam kadınlığımdan akan spermleri diliyle yalayıp emdi, bitirdi, kısa sürede tertemiz yaptı. Bir köpek yavrusu gibi şapırdatarak yalıyordu amımı… Klitorisimde dilinin pürtüklerini hissettikçe ben yattığım yerden zıplıyordum.

“Bırak… Yeter artık, bırak… Bitirdiniz beni… Dayanamıyorum…” diyerek saçından tutup başını apışımdan çektim.

Hasan yanıbaşımızda, karısını domaltmış sikip duruyordu hala… Onlar bizden dayanıklı çıkmıştı.

Yattığım yerden kalkıp banyoya, duş almakta olan Ahmet’in yanına gittim. Geniş küvetin içinde durup duş başlığından akan suyun altında duran erkeğin bedenine arkasından sarıldım mutlulukla…

Ilık su yağmur gibi bedenlerimizden aşağıya, tenimizi okşayarak süzülüyordu. Elimi uzatıp göğsünde, sert karın kaslarında, yarı sert penisinde dolandım. Uzun uzun okşadım. Öyle mutluydum ki…

Uzun bir süre onu okşamama izin veren Ahmet, birden dönüp beni kucakladı. Bedenimi çevirip fayanslara dayadı, bütün vücuduyla abanıp dudaklarımı kemirmeye başladı. Erkeğin boynuna sarılmış onun şehvetine aynı şiddetle yanıt veriyordum. Vahşice öpüşürken sertleşmiş sikinin kasıklarıma yaptığı baskı ayrı bir zevk veriyordu bana…

Sonunda ikimiz sarmaş dolaş, üstümüzden sular damlayarak odaya girdiğimizde diğerleri yatağın üzerinde uzanmıştı. Ferda ortada yatarken, erkekler iki yanına uzanmış kızın her yerini okşuyorlardı. Bir yandan da konuşup gülüşüyorlardı.

“Hayrola, neye gülüyorsunuz bakalım?” diye sordu Ahmet… Ferda yattığı yerden gülerek doğrulurken,

“Buraya gel canım…” dedi bana… “Bugün doğum günün senin, yatağın kraliçesi sensin. Biz bugün sana hizmet edeceğiz hep… Efe’nin haline gülüyorduk. Ahmet’in spermlerini nasıl da yaladı yuttu, nasıl da istekliydi, şaşırıp kaldık.”

“Ah, pek sever bunu yapmayı benim kocam…” diyerek yanına, yatağın ortasına uzandım ben de…

“Herkesin zevk aldığı bir şey var işte…” dedi kocam dudaklarını büzerek… “Ben de bundan zevk alıyorum, ne varmış… Ferda hanım, sen de iki erkekle grup seks yapıyorsun. Hem kocanla, hem sevgilinle… Belki başkalarıyla da seviştiniz… Onlarla sevişirken seni beceren erkeklerin döllerini yutmadın mı sen hiç?” Ferda hemen, ateşli bir şekilde yanıtlayıverdi kocamı,

“Yaa, kocamınkileri de, Ahmet’inkileri de… Hatta dediğin gibi, başkalarının spermlerini de… Yuttum tabi de… Öncelikle ben kadınım bir kere… Bana zevk veren erkeğin spermlerini yalayıp yutmam, yaşadığımız seks olayının doğal akışı sayılır.” Durdu bir an… Güldü sonra,

“Ama senin bir erkek olarak, karını düzen erkeğin spermlerini karının cinselliğinden yalaman… Ne bileyim… Hem komiğime gitti, hem de bir parça tahrik oldum doğrusu…” Kocasına döndü sonra, “Belki Hasan da bana yapar aynı şeyi… Yapar mısın aşkım?” Hasan omuzlarını silkti,

“Bilmiyorum karıcım… Bugün için asla diyorum. Ama, belki, ilerde… Halimize baksana… Yeni evlendiğimizde bu geceyi yaşayacağımız aklımıza gelir miydi hiç? Çırılçıplak uzanmış, utanıp çekinmeden sohbet ediyoruz kadınlı erkekli… Yabancıların yanında sevişiyoruz. Seni başka erkeklerin becermesi beni tahrik ediyor. Sen canın çektiğinde bir kadınla sevişiyorsun…” Karısı dudaklarına uzandı, sevgiyle öptü kocasını,

“Aşkım benim… Sen bir tanesin. Ama zevk alıyoruz değil mi sonuçta? Hem de öyle böyle değil, korkunç zevkler alıyoruz. O ilk günlerdeki acemi karı koca değiliz. Hayatı doya doya yaşıyoruz. Zevk… Seks… Şehvet… Doyasıya… Ama sonuçta sen benim biricik kocamsın. Aşığımsın. Seni çok seviyorum bebeğim…”

“Ben de seni seviyorum. Kadınım benim… Biliyor musun Ferdam? Aslında bizi bugün geldiğimiz noktaya getiren Nil… Öyle değil mi Ahmet?”

“Evet Ferda…” dedi Ahmet de… “İlk grup seksi bize tattıran Nil sayesinde bugünü yaşıyoruz. Yoksa ilk tanıştığımızda Nil’i paylaşma kavgasıyla, yaşadığımız kıskançlıktan birbirimizi öldürmek üzereydik.”

“Beni de unutmayın çocuklar…” dedi kocam hemen… “Sevgili karımın doğum gününü muhteşem bir şekilde kutlama fikrim olmasaydı yine de bir araya gelip bu geceyi yaşayamazdık.”

Elimi uzatıp kocamın apış arasında büzülüp serçe parmağımın boğumu büyüklüğünde kalmış pipisini tuttum. İşaret ve baş parmaklarımın arasına kıstırdığım başını çekiştirip diğerlerine gösterdim gülümseyerek,

“Bence aslında her şeyi sana borçluyuz Efe…” dedim. “Sana ve pipine… Bu küçük şeyle beni mutlu edemeyişine… Beni koca yaraklı, çam yarması erkeklerle paylaşmaktan zevk almana… Başka erkeklerle sevişmemden hoşlanmana…”

Kocam homurdanarak pipisini çekip parmaklarımdan kurtardı. Ben de diğerlerine raporumu verdim,

“Kısacası küçük pipili, pezevenk, ama sonuna kadar anlayışlı bir kocam olması bazen çok kötü hissettiriyor, bazen de böyle büyük mutluluklar yaşatıyor bana… Neyse…Haydi çocuklar…” dedim yattığım yerde gerinerek…

Yaptığım ılık duş beni kendime getirmiş, verdiğimiz molayla iyice dinlenmiştim. Şimdi tekrar kanlanıp canlanmaya başladığımı, yavaştan kasıklarımın karıncalandığını hissediyordum. Sızlayan meme uçlarımı, kan yürüyen üçgenimi sıvazlayarak,

“Bırakın vıdı vıdı konuşmayı da… Bugün benim doğum günüm olduğunu unuttunuz herhalde… Kutlamalara devam edelim. Ferdacım, erkeklerimiz boşaldı. Onların depoları dolana kadar, iki kadınının birbirine nasıl zevkler yaşatabileceğini, nasıl sevişileceğini gösterelim şunlara…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir